|
Dilinde türküsü, elinde
sazı,
Yurdu karış karış gezdi
Veysel'im.
Bilmedi sitemi,etmedi nazı,
Aşkın deryasında yüzdü
Veysel'im.
Bakmaz dedi ecel yaşlıya
gence,
Bir yola çıktı ki uzun ve
ince,
Nefsini öldürdü ölmeden
önce,
Kibiri bağrında ezdi
Veysel'im.
Sanma bizler gibi kördü,sağırdı,
Topraktan sevecen,taştan ağırdı,
Deyişler söyledi,türkü
çağırdı,
Nağmeyi tellere dizdi
Veysel'im.
Gönlünde sıcacık bir dünya
kurdu,
Yanyana gezdirdi
koyunla,kurdu,
İnsanlık uğruna aklını
yordu,
Hayatın sırrını çözdü
Veysel'im.
Sokmadı kalbine
nefreti,kini,
Ayırmadı hiç bir
mezhebi,dini,
Rehber kabul etti
ilimi,feni,
Gerçeğin özünü sezdi
Veysel'im.
Örnek aldı O'nu Türk'ün
her ferdi,
Mustafa Kemal'i candan
severdi,
Ölünce Ata'sı katlandı
derdi,
Ardından ağıtlar yazdı
Veysel'im.
Derinden bağlıydı
Cumhuriyete,
Yürekten seslendi yüce
millete,
Ayrılık düşürür dedi
zillete,
Birliğin yolunu çizdi
Veysel'im.
Düşüncede laik,özde
demokrat,
Böyle olur dedi güzel bir
hayat,
Dilinden döküldü,türlü
hakikat,
Manayı mantıktan süzdü
Veysel'im.
Sesiyle doldurdu koca bir çağı,
Sığar mı mezara Sivas'ın
dağı,
Kucaklarken yari kara toprağı,
Rasim'i ağlattı üzdü
Veysel'im.
|