Biz de bir araba
almadan önce,
Özenir herkese bakar
giderdik.
Kim derdi ki hemen alıverince,
Garip başımızı
yakar giderdik.
Çocuklar itirir, hanım
çekerdi,
Konu komşu çıkar,
seyre bakardı,
Benzini bitince yağı
yakardı,
Dumanı havaya diker
giderdik.
Arada sırada basarsa
marşı,
Sesinden ayağa
kalkardı çarşı,
Kurulup içine ellere
karşı,
Kasıla kasıla çeker
giderdik.
Arıza yapınca
verirdik tehir,
Uçmadık ne dere
kaldı ne nehir,
Zindana dönerdi
koskoca şehir,
Vurunca direği yıkar
giderdik.
Yollara düşerdik
sabah ezanı,
Pikniğe varırdık
yatsı zamanı,
Lastiklerin yoktu
dini,imanı,
Günde üç beş kere
söker giderdik.
Rampayı inerken
benzerdi kuşa,
Dolardık içine eğlene,
coşa,
Hanımı çekmezdi
vursak yokuşa,
Gahi evli gahi bekar
giderdik.
Vurdukça, çarptıkça
boyardık onu,
Üzerinde vardı her
rengin tonu,
Dönmezdi arada
direksiyonu,
Yoldan şarampole
çıkar giderdik.
Delik deşik idi altının
sacı,
Yerlere değerdi ayağın
ucu,
Kaç kere düşmüştü
içinden bacı,
Yolcuyu yollara döker
giderdik.
Eskiydi koltuğun çulu
çaputu,
Rüzgarda uçardı
hep ön kaputu,
Sanırsın mübarek müzikli
kutu,
Sesinden kulağı tıkar
giderdik.
Evden sanayiye zar
zor varırdı ,
Nerde usta görse,
orda dururdu,
Çırak kızar, kalfa
çekiç vururdu,
Sağlam kalan yeri büker
giderdik.
Sermayeyi sardık ala
kediye,
Almazdı kimseler,
etsek hediye,
Rasim der ki nazar değmesin
diye,
Her yanına boncuk
takar giderdik.
Rasim Köroğlu
|