Aşık Yaşar Reyhani'den

İbrahim Sağır'dan

Aşık Zakir Algül'den

Yücel İpek'ten

Aşık İsmeti'den

Aşık Sefil Selimi'den

Kadir Kaya'dan

Aşık Zakir Algül
Ertuğrul Şakar'dan
Sabit İnce'den
Berhudar Ramazan Çeşme'den
Aşık Feymani'den
İ.Yavuz Bildik'den
Hilmi Özdemir'den (Ozan Yeşilyurtlu)
Vedat ŞAHİN'den
 

Aşık Yaşar REYHANİ'den

Rasim ağlar, Rasim ağlar,
Yas tutmuş Rasim ağlar.
Bu ortak bir dünyadır,
Bir gün mirasım ağlar.
 

İbrahim Sağır'dan Rasim Köroğlu'na

Şiire tatlı bir ahenk getirip,
Neşeli mısralar dizer Köroğlu.
İki meydan savaşını bitirip,
Kabara kabara gezer Köroğlu.
 
Kılıç kullanamaz, ok savuramaz,
Bolu dağlarına mesken kuramaz,
Taşı kırar ama gönül kıramaz,
Kenarda, köşede tozar Köroğlu.
 
Buyurdukça işi hane sahibi,
Tutar tencerede sarmanın dibi,
Kendini çok usta bir ressam gibi,
Resmeder, söz ile çizer Köroğlu.
 
Nenesinin takar bandı saçına,
Götürür, getirir kupa maçına,
Yengeden tekmeyi yer de kıçına,
Korkudan methiye düzer Köroğlu.
 
Köyün delisini alır destine,
Beynini sattırır bir saf dostuna,
Ciğer verir, böbrek alır üstüne,
Kurar bir acayip pazar Köroğlu.
 
Şu televizyona çıkamadı ya,
Nerdeyse gidecek billah kadıya,
Verir isteseler rüşvet, hediye,
Ekranla kafayı bozar Köroğlu.
 
Sağır'ım rast gele attım taşımı,
Bilmem ki derde mi soktum başımı,
Nazara alır da belki yaşımı,
Bir destan da bize yazar Köroğlu.
 

AŞIK ZAKİR ALGÜL'den

Böyle bilmiyordum bizim hocayı,
Türlü türlü huyu varmış Rasimin.
Birden kızdı ateş sardı bacayı,
Çok bulanık suyu varmış Rasimin.
 
Sarıldı siteme dilinde ahenk,
Ateş oldu yüzü, ter benek benek,
Hem de ulu orta başladı bir cenk,
Oku varmış, yayı varmış Rasimin.
 
Benim her yönümü bağladı durdu,
Sitemi içimi dağladı durdu,
Azgın sular gibi çağladı durdu,
Dere, ırmak, çayı varmış Rasimin.
 
Bağırtısı bir odayı zaptetdi,
Nökte vura vura beni hapsetti,
Kendisini kafdağında zannetti,
Erişilmez boyu varmış Rasimin.
 
Üzdü bu Zakiri hem de anında,
Pişmanlık duydumu bilmem sonunda,
Rezil etti arkadaşın yanında,
El gün bilmez toyu varmış Rasimin.
 

YÜCEL İPEK'TEN

İlham incisini söz ipliğini
Geçirir de gider Rasim Köroğlu.
Şiir iplikse de muhteva iğne...
Geçirir de gider Rasim Köroğlu.
 
Yaralılar gocunur hep iğnesinden,
Ürperti duyulur her nefesinden,
Şiir bülbülünü ruh kafesinden,
Uçurur da gider Rasim Köroğlu.
 
Mayınla döşerken şiir şehrini,
Çektirmez mi hak edene kahrını,
Zeka dikeninden hiciv zehrini,
İçirir de gider Rasim Köroğlu.
 

AŞIK İSMETİ'den

Gidenlerden geri dönen duymadım,
Dönülmeyen bir yoldayım Rasim Bey.
Ayağımı sağlam yere koymadım,
Su üstünde bir saldayım Rasim Bey.
 
Ömrüm tükendi de bitmedi çilem,
Söyleyen olmaz ki suçumu bilem,
Beynim mürekkeptir, parmağım kalem,
Yazılarda bir daldayım Rasim Bey.
 
Umut ağacından tutsam dalı yok,
Çalacağım sazım var da teli yok,
Sözlüklerde düşüncemin dili yok,
Anlatılmaz bir haldeyim Rasim Bey.
 
İsmeti'yim gaye yoksa yelinmez,
Kaderin çizgisi asla silinmez,
Son nefesim nerde çıkar bilinmez,
Fırtınalı bir çöldeyim Rasim Bey.

RASİM BEY

Mektup yazıyorum Sivas ilinden
Gerçek dostlarımdan geçmem Rasim Bey
Kıymet bilmeyen o kemler elinden
Bal şerbet verse içmem Rasim Bey
 
Yetmiş yıldır gelir geçer günlerim
Yeraltından gelen sesi dinlerim
Kovanımda arı gibi inlerim
Akıbet elinden kaçma Rasim Bey
 
Âşık İsmeti’yim gelmişim hana
“Yakında yolcusun” diyorlar bana
Aklıma geleni yazarım sana
Derdimi herkese açmam Rasim Bey
 

Aşık Sefil Selimi'den Şiir

Rasim Köroğlu'na saygı sunarım,
Şiir ummanımdır, türkü pınarım,
Sevgi hürmet çiçeğine konarım,
İlimim, bilimim hayatım dostlar.
 

KADİR KAYA'dan

İster ki yaşansın sonsuz mutluluk,
Kederi sildirir Rasim KÖROĞLU.
Candan güler yüzlü olsun topluluk,
Sevinci bildirir Rasim KÖROĞLU.
 
Severken sevginin kalpte gezmesi,
Taşlamada değer sarraf dizmesi,
Anlamı, manası balın süzmesi,
Hazlara daldırır Rasim KÖROĞLU.
 
Salonda durgundu sessizdi köşem,
Dinlemeden önce çoktu endişem,
Yüreğim ısındı yerinde neşem,
Hastayı kaldırır Rasim KÖROĞLU.
 
Sessizce iğneler onun taşları,
Yanlışı inceler sunar hoşları,
Kahkahadan durmaz gözün yaşları,
Ölüyü güldürür Rasim KÖROĞLU.
 
Beraber gitseniz onunla yola,
İstersin sohbette vermesin mola,
Tadıyla, tuzuyla sanki pirzola,
Gülmekten öldürür Rasim KÖROĞLU.
 

AŞIK ZAKİR ALGÜL'den

Böyle bilmiyordum bizim hocayı,
Türlü türlü huyu varmış Rasimin.
Birden kızdı ateş sardı bacayı,
Çok bulanık suyu varmış Rasimin.
 
Sarıldı siteme dilinde ahenk,
Ateş oldu yüzü, ter benek benek,
Hem de ulu orta başladı bir cenk,
Oku varmış, yayı varmış Rasimin.
 
Benim her yönümü bağladı durdu,
Sitemi içimi dağladı durdu,
Azgın sular gibi çağladı durdu,
Dere, ırmak, çayı varmış Rasimin.
 
Bağırtısı bir odayı zaptetdi,
Nökte vura vura beni hapsetti,
Kendisini kafdağında zannetti,
Erişilmez boyu varmış Rasimin.
 
Üzdü bu Zakiri hem de anında,
Pişmanlık duydumu bilmem sonunda,
Rezil etti arkadaşın yanında,
El gün bilmez toyu varmış Rasimin.
 
Ertuğrul Şakar'dan Rasim Köroğlu'na

Attığı taş gül oldu,
Gönüllere dil oldu,
Rasim Köroğlu yazdı,
Taşlamalar bal oldu.

 
Sabit İnce'den                                                                      
Düşmeyin diline öyle taşlar ki, düşürür, mahirdir, Rasim Köroğlu.
Sokar kazana da öyle haşlar ki, pişirir, tahirdir, Rasim Köroğlu.
Dostluğu ebedi, vefa timsali, günümüzde yoktur O'nun emsali.
Yazar ki, ne yazar Neyzen misali, şiirde bahirdir, Rasim Köroğlu.
 
Diline düşmeyin, dolanmayın ha, O'na benzemeye sulanmayın ha.
Eline düşüp de dilenmeyin ha, acımaz, kahirdir, Rasim Köroğlu.
Anlatmak imkansız tarifi yoktur, şiirde, sanatta marifet çoktur.
İnce, ustam desem inan ki haktır, meydanda, zahirdir, Rasim Köroğlu
 
Berhudar Ramazan Çeşme'den                                      

Rasim Köroğlu

Yürüdügü Hakkın yolu,
Ayırmıyor sagı solu,
Her insana sevgi dolu,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Yüregi var acık sacık,
Yüzü nurlu alnı acık,
Sivri zeka biraz kacık,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Cehalete olmaz maşa,
Taş atamam sana haşa,
Ömrümden ömür al yaşa,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Asmış sazını duvara,
Gülmez yüzü bahtı kara,
Benziyor koca cınara,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.


Huyu güzel asil Soylu,
Cıta gibi selvi boylu,
Aslen Halilbağı köylü,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Zalimin zulmune etken,
Cigerini söker kökten,
Mazlumun dostudur, Ökten,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Onun yardimcisi ilah,
Kaleminde celik külah,
Zalimlere sözü silah,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Rasim dosta meyletmez dert,
Fikri sabit kararı sert,
Abbas oglu mertoglu mert,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Kıymet vermez para pula,
Kıymaz cana kıymaz kula,
El ayak yetime dula,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Tanıyanlar bilir onu,
Yoktur başı yoktur sonu,
Edebin solmayan tonu,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

Aşıkları beter sever,
Taşlarsalar döner döver,
Yendigini bile över,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.

O bir aşık o bir ozan,
Sevgiyle kaynayan kazan,
Katmer katmer şiir yazan,
Köroğlu, Rasim Köroğlu.
 

 
Aşık Feymani'den                                                              

RASİM KÖROĞLU

Biraz dokunmuş ya suya sabuna
Hakikate parmak basmış Köroğlu
Kılıbıkmış, hiç sığmamış kabına
Mahlasınca değil, susmuş Köroğlu
 
 Saf görünmüş bürünerek cüppeye
Oynatmış, tef çalmış aklı hoppaya
Pabuç bırakmamış çağdaş züppeye
Hey hey çekmiş asmış, kesmiş Köroğlu
 
 Usta yapmış kıytırılıklı kelamı
Maksatlıca vermiş almış selamı
Cehalete kılıç etmiş kalemi
Yobazlığı dama asmış Köroğlu
 
Vezinsiz şairi yele söyletmiş
Kendi söylememiş, ele söyletmiş
Derenin derdini sele söyletmiş
Şiirin ardına pısmış Köroğlu
 
 Kıyaslamış çağı şehirle, köyle
Demiş ki her işin gerçeği böyle
Mevzuda yepyeni, uyakta şöyle
Yasanı üç yerden yasmış Köroğlu
 
 Erken öten horoz baş kurutturur
Altılı ganyanda on’u tutturur
Eloğlu bal diye zakkum yutturur
Ne diye bahtına küsmüş Köroğlu
 
 Hep vebal dağıtmış, almamış gada
Lirizmi yaşatmış sözde, imlada
Tirşik çorbasını ilk kaynamada
Ocağın altını kısmış Köroğlu
 
Yunuslara Porsuk çayı sunamam
Acarlık dil kullanmışsın kınamam
FEYMÂNÎ’yim yazarım ya, denemem
Bu üsluplar sana hasmış Köroğlu
 
İ.Yavuz Bildik'den                                                               

RASİM KÖROĞLU’NA

Bu felaket nerden çıktı karşıma
Benim düzenimi bozdu bozacak
Dizeleri hiç atılmaz yabana
Benim gibi şiir yazdı yazacak
 
 Derler ki; ozanın yüreği birdir
Gördüm ki özü de er oğlu erdir
Kendi gözü açık babası kördür
Nerdeyse sırrımı çözdü çözecek
 
 Rasim’in elleri iki yakamda
Artık gözüm kalmayacak arkamda
Yavuz’um bir şeye yanmam yanmam da
Nerdeyse sırrımı çözdü çözecek
 

Hilmi Özdemir'den ( Ozan Yeşilyurtlu )                   

BİZİM KÖROĞLU
Birdi bir daha meydanda
İşte bizim Köroğlu’muz
Haykırır Anadolu’mda
İşte bizim Köroğlu’muz
 
Tarih fışkırır dilinden
Döndüren var mı yolundan
Sor Isparta’nın gülünden
İşte bizim Köroğlu’muz
 
 Kurşun gibi deler sözü
Yiğit, mertlik dolu özü
Hep düşmanını gözler gözü
İşte bizim Köroğlu’muz
 
 Dostlarının yanında o
Ataların kınında o
Çağırdın mı yanında o
İşte bizim Köroğlu’muz
 
Dilin güzelliği onda
Sözün tazeliği onda
Güzün özelliği onda
İşte bizim Köroğlu’muz
 
Sanmayın bizi kırıyor
Bazen candan yakarıyor
Yeşilyurtlu haykırıyor
İşte bizim Köroğlu’muz
 

Vedat ŞAHİN'den                                                 

RASİM HOCA
Eskişehir yeri yurdu 
Namı varmış yurdum ardı 
Köroğlu oluptur gardı 
Yapıştırır Rasim Hoca 

Bazan kızar atar nara 
İşin yoksa delik ara 
Dokundu mu zülf-ü yara 
Yakıştırır Rasim Hoca 

Taşlar ama yarmaz başı 
Boş duranla olmaz işi 
Hâd bilmeyen aptal başı 
Tokuşturur Rasim Hoca 

Bir Vedat'ım gurbet ilden 
Dile Hocam bizim elden 
Muhâbbeti sazın telden 
Pekiştirir Rasim Hoca